İzleme



Tedaviniz tamamlandıktan sonra iz­lenmek üzere düzenli aralıklarla hastane polikliniğine çağrılacaksınız. Genellikle bunun amacı tedavinin sonuçlarını değerlendirmek, yan et­kileri gidermek, hastalık, rehabilitas­yon ve yaşam tarzı konusunda öne­rilerde bulunmak ve soruları yanıtla­maktır. Ancak kimi durumlarda, özellikle uzun zaman sürdüğünde izlemenin hastanede sürüdürülmesi sizin ve doktorunuzun zaman ve enerjisinin boşuna harcanması olabi­lir.

Rutin izleme görüşmelerinin önemli bir nedeni yineleyen kanser­leri erken ve hâlâ iyileşme umudu­nun olduğu bir aşamada saptayabil­mektir. Kanseriniz bundan daha ileri bir evredeyse ve/veya tedavi edile­mez nitelikteyse, belirtilerinizin ye­terince kontrol altına alınması ve ye­ni belirtilerin hemen tedavi edilmesi için size rutin danışmanlık hizmeti önerilebilir. Bazen izleme, tedaviye bağlı yan etkilerin uygun şekilde te­davi edilmesini sağlayabilir. Ancak sayılan tüm bu nedenler hastanın ru­tin izleme görüşmelerine gitmesini zorunlu kılmaz. Kimi zaman aile he­kiminiz de izlemeyi seve seve yeri­ne getirir ve yalnızca bir sorun oldu­ğunu düşündüğünde sizi hastaneye gönderebilir. Sıklıkla bu yaklaşım çok yararlı olmakta ve gereksiz yol­culukları önlemektedir.

Ancak bazı hastalarda izlemenin hastanede yapılması zorunludur. Özellikle iç organları düzenli aralık­larla uzmanlar tarafından muayene edilmesi gereken hastalar bu grup­tadır (örn. baş ve boyun, barsak ya da mesane kanseri tedavisi uygulan­mış hastalar). Rahim boynu ya da testis kanseri, lösemi, Hodgkin has­talığı, Hodgkin dışı lenfoma, sarkom ve bazı deri kanserlerleri de dahil, belli kanserlerin tamamen iyileştiril­mesine yönelik tedavilerinden sonra da olasılıkla uzmanlar tarafından iz­lenmeniz gerekecektir. Bu kanser­lerden biri yinelerse, bunun erken evrede saptanması, ek tedavinin ba­şarı şansını artırabilir. Meme kanseri nedeniyle tedavi uygulanmış pek çok kadının mamogram aldırması gerekir ve bu nedenle izlemenin en azından bir bölümü hastanede yapıl­malıdır.

Rutin izlemenin bir parçası ola­rak bazen diğer x-ışınlı görüntüle­me ve tarama tekniklerine gerek duyulur. Ayrıca lösemi tedavisi gör­müş hastalarda kan sayımı ile pros­tat ve testis kanseri tedavisi görmüş hastalarda ‘tümör göstergesi’ olan konsantrasyonların belirlenmesi için kan testleri de gerekebilir. Öte yan­dan pek çok hastada özel izleme testi gerekmez; yine de kaygı uyan­dıran durumlarda uygun görülebile­cek değişik incelemeler yapılabilir. Doğal olarak pek çok hasta izleme görüşmelerinde gerginlik yaşar, an­cak buna rağmen düzenli izleme görüşmelerinin güven verdiğini dü­şünür.


Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,


Aşağıdaki konuları okudunuz mu?