Genital Tüberküloz
Tüberküloz yani verem bir zamanların en tehlikeli ve en ölümcül hastalığıydı. Günümüzde ise eskisi kadar yaygın olmasa bile hala daha özellikle ülkemizde yaygın olarak görülmekte olan bir hastalıktır.
Ancak geliştirilen antibiyotik ve aşılar sayesinde hem önlenebilen hem de tedavi edilebilen bir hastalıktır. Son 50 yılda tüberküloz tedavisindeki gelişmelere ve gelişmiş ülkelerde büyük ölçüde yok edilmiş olmasına karşın tüm dünyada bakıldığında önlenebilen ölüm sebepleri arasında 5. sıradadır.
Dünya Sağlık teşkilatı 1990 yılında tüm dünyada 2.910.000 kişinin bu hastalık nedeni ile hayatını kaybettiğini açıklamıştır. Çarpıcı olan bu ölüm vakalarının sadece 40.000′inin gelişmiş ülkelerde meydana gelmesidir.
Uzun süre belirti vermemesi nedeni ile ve ihmalkarlıklar sonucu ülkemizdeki tüberküloz görülme sıklığı tam olarak bilinmemekte, hastaların önemli bir kısmı saptanamamakta ve teşhis konulan hastalar yeterli düzeyde takip edilememektedir. Tüberküloz en sık solunum yollarını tutmaktadır. Bu hastaların %2-5 kadarında da genital tüberküloz saptanmaktadır.
Genital tüberküloz primer ve sekonder olarak ikiye ayrılır. Son derece nadir olan primer genital tüberkülozda mikroorganizmanın ilk enfeksiyon yarattığı alan genital organlardır. Vakaların %99′dan fazlası sekonder tüberkülozdur. Burada vücudun başka bir yerinde (genelde akciğerler) bulunan enfeksiyon kan yolu ile genital organlara yayılır (dessendan enfeksiyon).
Dış genital organların tüberkülozu son derece nadirdir. En sık endometrium ve adneksler (yumurtalıklar ve tüpler) tutulur.
Klinik
Genital tüberküloz vakalarında tüberküloz için tipik olan yorgunluk, kilo kaybı, gece terlemeleri, gece yükselen ateş çok nadir görülür. Genital tüberkülozlu hastalarda en sık başvuru sebebi infertilitedir. Hastalarda %25-50 oranında pelvik ağrı ve %10-40 oranında anormal kanama görülür. Endometriumda olan harabiyet nedeni ile zarlar birbirine yapışır (Asherman sendromu) ve bu durum hem infertiliteye hem de adet kanamasının azalmasına ya da olmamasına neden olur. Tüpler sıklıkla iki taraflı tutulur ve histerosapingografide (rahim filmi) görünümü tipiktir.
Tanı
Genital tüberkülozdan şüphelenilen vakalarda aile ve kişinin kendi öyküsü önemlidir. Daha önceden tüberküloz tanısı alıp almadığı, ailesi ve yakın çevresinde bu hastalığa sahip kişi olup olmadığı araştırılmalı ve detaylı bir fizik muayene yapılmalıdır. Tanıya yardımcı olması açısından akciğer grafisi çekilmeli ve PPD testi yapılmalıdır. İnfertilite nedeni ile müracaat etmiş hastalarda HSG çekilmeli, gerekli vakalarda endometrium biopsisi yapılmalıdır.
Tedavi
Genital tüberkülozun tedavisi tıbbidir. Ancak gelişmiş olan infertilite vakalarında tedaviye yanıt çok iyi değildir. Sebat eden vakalarda cerrahi tedavi de uygulanabilir. Çocuk isteği olmayan kadınlarda rahim alınabilir. Genital tüberküloz tedavisi güç ve yüzgüldürücü olmayan bir hastalıktır.
Etiketler: akciğer, iyot, kan, yumurta
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI
Yorum yapın
Aşağıdaki konuları okudunuz mu?
- Orgazm sorunları
- Masturbasyon
- Kadınların seks paradoksu
- İzleme
- Sağlıklı seks için ne yapmalı ?
- İletişim
- Performans Saplantısı
- Kadınlar seks istemiyor
- Cinsel ağrı bozukluğu
- Ergenlik ve cinsellik
- Kemik iliği ve kök hücresi nakli
- Vajinitin belirtileri nelerdir ?
- Bulmacayı bırak sekse bak
- Kanser ilaç tedavileri
- Prezervatif Kaput Kondom
- Boşalma güçlüğü
- Radyoterapi nasıl etkide bulunur ?
- Vajinal duş
- Cinselliğe ve cinselliğin ifade edilmesine etki eden faktörler
- Erkek cinsel hastalıkları
- Askaris enfeksiyonu nasıl önlenilebilir ?
- Ağızdan ağıza sunî solunum nefes kesilmesine neden olan bütün durumlarda tatbik edilmeli midir? Yoksa nedeni boğulmak, zehirlenme, elektrik şoku, vb. olduğu zamanlarda mı uygulanmalıdır?
- Cinsel istekte azalma
- Erken doğum tehdidi ve erken doğum belirtileri nelerdir ?
- Bir ülser ameliyatından sonra aşağıdakiler ne kadar süre sonra yapılabilecektir ?