Diğer belirtilerin kontrol altında tutulması
Kimi zaman asıl nedene yönelik tedaviyle, kimi zaman yalnızca belirtiye yönelik tedaviyle, kimi zaman da her ikisine yönelik tedavilerle belirtilerin çoğu kontrol edilebilir ya da en azından hafifletilebilir.
İştah kaybı (anoreksi)
Doğrudan kanserin, ilaç tedavisinin, radyoterapinin (özellikle bulantıya da yol açtıklarında), kabızlık ve psikolojik stresin yol açabildiği yaygın bir belirtidir. Kanser hastalarında tat değişiklikleri de sık görülür ve yiyeceklere karşı ilgi kaybı olabilir.
Anoreksili pek çok kişi için alışılmış zamanlarda bolca yemek ye-mektense, sık ve az miktarda yemek (özellikle de bu küçük öğünler çekici bir görünüme sahipse) daha kabul edilebilirdir. Yemek öncesinde bir bardak şarap içmek de bazen iştahı uyarır; ancak çoğu hasta ne yazık ki alkollü içkilerden artık hoşlanmadığını fark eder. Bazen iştahı uyarmak için, progestojenler ya da steroidler-le ilaç tedavisi uygulanır.
Nefes darlığı (dispne)
Değişik nedenleri olabilir. Örneğin kanser akciğerin normal işlevlerini bozabilir. Daha sık görülen bir durum akciğerin dış yüzeyi ile göğüs duvarının iç yüzeyi arasında sıvı top-lanmasıdır (plevral efüzyon). Biriken sıvı akciğere baskı yaparak, yeterli miktarda hava alınmasına engel olur. Neyse ki göğüs duvarına sokulan ince bir iğne ile bu sıvının çok kolay ve oldukça rahat biçimde dışa alınması (aspirasyon) olanaklıdır. Diğer nedenler arasında akciğer dokusunu etkileyen birincil ya da ikincil kütleler, göğüs enfeksiyonları, kansızlık ve akciğerlerdeki kan damarlarında gelişebilen pıhtılar (pulmoner emboli) yer alır. Bunların çoğu etkili bir biçimde tedavi edilebilir ve kanser akciğer dokusuna geçiyorsa steroidler yararlı olabilir; ancak nedeni ortadan kaldırmak güçse, morfin, sakinleştirici ilaçlar ve oksijenle rahatsızlık giderilebilir.
Kabızlık (konstipasyon)
Oldukça yaygın bir sorundur. Yetersiz besin alımı, analjezikler, hareketsizlik ya da bunların birlikteliğinden kaynaklanabilir. Diğer olası nedenler arasında kalın barsakta tıkanıklık ve kan kalsiyum düzeyinde artış bulunur. Çoğu hastada önlemek, tedaviden daha iyi bir yaklaşımdır. Besinlerinizin tahıl ve kepekli ekmek, taze meyve ve sebze ve baklagil içermesine dikkat edip yeterli miktarda sıvı aldığınızda, kabızlıktan kurtulabilirsiniz.
Özellikle opioyid sınıfı ağrı kesici kullanan hastaların ko-dantramer gibi laksatifleri (dışkı yumuşatıcıları) düzenli olarak kullanmaları gerekebilir. Kimi durumlarda sorunu çözmek için fitil ya da lavman gerekebilir.